31 Temmuz 2013 Çarşamba

August Rush

Bir film izledim. August Rush, Türkçe'ye geçen adıyla Kalbini Dinle..
 İyilik Bul İyilik Yap filminden uzun zaman sonra, ilk kez bir filmi bu kadar heyecanla ve yürekten izledim. Ve çok uzun zaman sonra ilk kez mutluluktan ağladım. Bir film sonunu heyecanla bekletiyorsa, benim için bu film bir başyapıttır. İşte bu film benim için gerçekten bir başyapıt. Müzik üzerine, bir müzik dehası üzerine yapılmış harika bir başyapıt...


Yakışıklı gitarist ile güzel çellistin yolları müzikle New York'ta kesişir. Büyülü bir gecenin ardından yolları tekrar ayrılır. O büyülü gecenin ardından geriye ikisinin de varlığından haberi olmadıkları bir çocuk doğar. Yetimhanede büyüyen bu çocukta gizli bir güç vardır. O müziği takip ederek, ailesini aramak için yola koyulur. Bu yol onun için müziğe ve ailesine giden yoldur...

Jonathan Rhys Meyers aşık olunası adam... Bakışları, mimikleri, sesi... Bir role ancak bu kadar yakışabilirdi. Ama hiç biri August Rush rolündeki Freddie Highmore değme oyunculara taş çıkartır cinstendi. Büyüleyici!
İlk heyecan.. Bu sahnede kalbimin duracağını hissettim. Nefessiz izledim!

http://www.youtube.com/watch?v=2UUHY5Pl5d8

En güzel sahnelerden biri, baba oğul düetleriydi...


Ve son olarak; dahi çocuğun yolunun sonu ya da başlangıcı..




"Müziği duymama engel olmaya çalışıyorlar ama yalnız olduğum anlarda müzik içimde yükselir. Sanırım bunu dışa vurmayı öğrenirsem beni duyabilirler. Benim olduğumu anlar ve beni bulurlar."

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Vedalar..

"Bavulları hiç sevmiyorum efendim. Çok hüzünlü şeyler. Hep geri dönüp gitmeyi hatırlatırlar.."

~*~

Vedalar.. 
Alışması imkansız nadir şey'lerdir..
Bir tanımı yok aslında vedanın, ayrılıkların..
Hoşça kal dersin.. 
Ya da elveda...
Good bye..
Adieu..
Annyeonghi gaseyo..
Sayonara..
Lebewohl..
Telaffuzu farklı olsa da..
Bütün dillerde acıya eştir anlamı..
Bu yüzden tektir ya dili vedanın..
Acı..
Gözyaşı..
Hüzün..
Yitirilen umutlar..
Mutluluklar..
Bir daha gelmeyeceğini bile bile sallanan eller..
Kalktığı yerden ağırca düşen kollar..
Kavuşmalar ne kadar umutsa,
Vedalar o kadar umutsuzluktur..
Sevmem ben vedaları..
Güvenir de, Allah'a emanet eder veda ederiz ya hani..
İşte o kadar..
Sen Allah'a emanet edersin..
Allah korur ama emanetin ihanet eder sana..
Emanete ihanet etmek var mıydı kitabımızda?
Yollar uzar..
Zaman akıp gider..
Mesafeler büyür de büyür..
İki gönül bir olunca mesafelerin ne önemi var derler ya hani,
Yalan!
İki gönlün hasreti yakıp kavurur insanı, yer bitirir de anlamazsın..
Sonra gün gelir, bir göz alımı girer düşlerine..
Anlarsın hasretinden tükendiğini..
Ne yapsan iflah olmaz..
Sonra düşünden uyanırsın..
Gördüğün düşle yeniden kavrulur, yanar da yanarsın..
Sonra usulca eğilirsin secdeye..
Gözünden süzülürken incilerin,
"Rabbim.." dersin,
"Rabbim, gönlümü sana emanet ediyorum.."

~*~

Selametle..

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Secret Garden

Güney Kore hayranlığımı tetikleyen şey ya müziği ya da dizileri olmuştur. Bugün bir değişiklik yapıp bir diziden bahsetmek istedim. Bu öyle böyle bir dizi değil. Bizim milyon sezon sürerek içimizi bayan türden de değil. Güney Kore dizilerinin en sevdiğim yanı da budur. Dizi başlamadan kaç bölüm olacağını bilirsiniz ve gardınızı ona göre alırsınız. Zaten bir çoğu -istisnalar hariç- 16 ile 24 bölüm arasında değişir. Size bahsedeceğim dizinin adı:

 SECRET GARDEN

Dizide, kendi mağazasının ceo luğunu yapan, yani kibirli patron Kim Joo Won (Hyun Bin)'un, aksiyon dublörü olan Gil Ra Im (Ha Ji Won)'e aşık olmasıyla başlayan trajikomik hikaye anlatılıyor.



Gizli ve oldukça tuhaf bir bahçeye tesadüfen düşmelerinin ardından içtikleri tuhaf şarabın etkisiyle bir sabah uyandıklarında bedenlerinin değiştiğini farkederler. Bu işten nasıl kurtulacaklarını çözmeye çalışırken, bir yandan da birbirlerini tanımaya başlarlar. Ra Im bu zengin züppenin aslında kötü biri olmadığını hatta mükemmel biri olduğunu anlamaya başladığında aslında ona aşık olduğunun da farkına varır. Ama aralarındaki gözle görülür uçurumları aşmak için ikisinin de büyük bir mücadele vermeleri gerekecektir.

Dizi sadece bu iki kişinin olayları üzerine kurulu da değil.



Ünlü bir Hallyu star olan çapkın Oska (Yoon Sang Hyun) ile yönetmen Yoon Seul (Kim Sa Rang) arasında geçmişe dayalı bir aşk hikayesi de izleyiciyi meraklandıran konulardan... İkili geçmişte birbirlerine çok aşık olmuş ama yanlış anlamalar sebebiyle aynı zamanda birbirlerinden nefret etmişler. Dizideki en yaralı aşıklar olan bu çiftleri izlemek de oldukça keyifli...

Dizi senarist ve yönetmenleri öyle akıllı ki, tek bir çift üzerine kurup seyirciyi sıkman yerine iki çift arasında geçişler yaparak diziyi çekici hale getirmiş. 

Hem güldüren, hem ağlatan, hem öfkelendirip, hem heyecanlandıran ender dizi yapımlarından biridir. İki kez izledim ve yine aynı sahnelerde aynı tepkileri verdim. Yine aynı hazzı yaşadım. Her dizi ya da film bunu başaramaz.

Dizide en çok güldüğüm sahnelerden biri hiç şüphesiz Joo Won'un üstündeki pullu eşofmanını tanıtması olmuştu. 


"Bak bu bildiğin eşofmanlara benzermez. İyi bak. 
İtalya'da bir terzi tarafından teker teker..." 



"KJW: Rüyalarında neden hep sinirli ve mutsuzsun?
GRI: Çünkü rüyalarımda sen varsın...
KJW: Öyleyse rüyalarında bile benimleyken mutsuz musun?
GRI: Öyle olsa bile gel... Yarın da gel.. öbür günde.."


Alice Harikalar Diyarı Sendromu:
Bu bir akıl hastalığı.
Bir dürbünün yanlış tarafından bakıyormuşsun gibi.
Bir peri masalında yaşıyormuşsun gibi.
İlginç ve acı veren sendron.
Bu sendroma yakalandığımdan eminim.
Yoksa neden bu sıradan kızla yaşadığım her an masal gibi geliyor!



"Oska: 25 yıl önce 10 yaşındaydım. 15 yıl önce 20. 5 yıl önce 30. Sonra 5 yıl daha geçti... Ama ben hala kendimi 10 yaşında hissediyorum. Neden hala çocuğum?
Gil Ra Im: Çocuk değilsin. Gerçek çocuklar her zaman büyüdüklerini söylerler..."


"Seul: Merak ettiğim için geldim. Yalnız olmaktan iyidir diye düşündüm. Bugün yılbaşı. Mutlu yıllar.
Kurabiye.. yemek ister misin? Pirinç kekleri ve içecekler de var. Kek ister misin?
Oska: Evet."


"Seul: Bir kadın, sıradan birisiyken bir kraliçe olabilir... Asil bir kadın ise, bir hizmetçiye dönüşebilir... Bu, sevdiği adamın kendisine nasıl davrandığına bağlıdır."



"Başka bir adamı sevme. Sadece beni düşünerek yaşa. Choi Woo Young abimle çok yakınlaşma. Bu bir emirdir. Tüm yaşamım boyunca aldığım en bencilce karar bu olabilir ama bu cemiyet liderinin kararı. Kararıma saygı göster lütfen. Her zaman muhteşem Gil Ra Im, gelecekte de muhteşem olmalısın. Seni delice özleyeceğim. Seni Seviyorum."


Dizinin OST'leri de ayrı ayrı güzeldir. Özellikle That ManThat Woman ve Here I Am... Ama benim en sevdiğim BOIS.. Ne zaman dinlesem ağlayasım geliyor..

The Hunger Games / Açlık Oyunları



Film benden tam not aldı. Onu bunu bilmem, kurgu çok iyiydi. Görüntü de öyle. Oyuncular beni fazlasıyla etkiledi. Hele başroldeki fıstık (Jennifer Lawrence) role çok yakışmıştı. Hem asi hem de güzeli oynaması gerekiyordu. Oynamış, rolünün hakkını da vermiş hani... İnternetteki yorumlarda, yok çok durağandı, yok çok zayıftı, yok işte bazı yerlerinde kitaba sadık kalınmış, kalınmamış vs vs yorumlar gördüm. Kitaptan uyarlanan filmler kitaba sadık kalınsaydı saatlerce izlemek gerekirdi herhalde. Filmi film gibi izlemek lazım. Kitaptaki konuyla filmdeki konu aynıdır ama sahneler de aynı olacak diye bir şey yok ya canım. 

Çok etkilendiğim sahneler oldu. Hatta sahnenin birinde de ağladım. Şimdi sahneleri yazmak isterim ama kitabı okumayan ve filmini de izlemeyenler vardır diye yazmıyorum. Ama ufak bir şey yazayım haraçların tanıtıldığı kısımdaki ateşli sahne etkileyiciydi. :))

Velhasıl, bir ölüm kalım savaşı izledik. Etkilendik, duygulandık, hırslandık ve "Bu filmin devamı var.." diyerek salondan çıktık. 


Hiçbir zaman filmleri büyük beklentilerle izlemeyin. O zaman daha çok keyif alırsınız. 
Bu filmi de kitabını okusanız da okumasanız da izleyin. İzlediğinize değecektir. :)

More Than Blue / Hüzünden Öte (2009)

Film izlemeyi sever misiniz? Peki dramdan hoşlanır mısınız? Arkadaşın tabiriyle hönküre hönküre salya sümük ağladığınız bir film oldu mu? Ya da böyle bir filme ihtiyaç duydunuz mu? O zaman bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Güney Kore dizilerinden kopamayacak kadar çok sevsem de, filmleriyle aram pek iyi değildir. Çok nadir izlerim. Ancak şunu söylemem gerekiyor, Koreli senaristler dram konusunda çok ama çok başarılılar... Dramın da dramını yaşatıyorlar. Ve filmi izlerken size sağ gösterirken sol vurabiliyorlar. Bu filmde olduğu gibi...




Film, bir şarkıcı ve menajerinin arabada giderken şoförlerinin taktığı bir müzik cdsini dinleyip, ardından şarkının sahibini araştırmasıyla başlıyor. Şarkıcı ve menajerlerinin ulaştıkları bir adamın şarkının hikayeyi anlatmasıyla da asıl hikayeye geçiş yapılıyor. Yıllar yıllar önce diyerek... Bay K ve Bayan Cream'in hüzünden öte hikayelerini izlemeye başlıyoruz...

Bay K ölmek üzere olan bir kanser hastasıdır ve ölmeden önce yapmak istediği tek şey aşık olduğu kadını evlendirmektir. "Bu adam kafayı mı yemiş!?" demeyin, filmi hüzünden öte yapan şey de o ya işte... Çünkü onun bu acınası hali gerçekten yürek burkuyor. Hatta izlerken benim söylemek istediğim şeyleri Bayan X söylüyor. Hem de hiç sakınmadan, içinden ne geçiyorsa olduğu gibi söylüyor. Çok baba kadındı, hakkını yememek lazım.


“Eğer zaman dursaydı, sen ölmezdin”  

Bayan Cream'in sinir bozucu şımarık halleri deli etse de filmin 2. yarısında tüm o aptallıklarını ve de şımarıklıklarını unutacağınıza emin olabilirsiniz. 


Filmin ilk yarısında sıkılabilirsiniz. Hatta "Bu ne be!" diyerek pat diye çarpı işaretine basabilir ve ekranı kapatabilirsiniz. Sakın ha! Bunu sakın yapmayın, çünkü asıl olay 2. yarıda başlıyor. Şayet sabredip filmin 2. yarısına geçerseniz; durağan giden, kahramanlarını çözdüğünüzü sandığınız ve sonunu tahmin ettiğiniz filmin bir anda sizi nasıl ters köşe ettiğine tanıklık edeceksiniz. Ve olaylar birbir çözülürken, kalbinize bir acı saplanacak ve/veya ağlamaya başlayacaksınız. Çünkü gördüklerinizin aslında gerçekler olmadığını anlayacaksınız.

        
"Açsan yemek yersin, kalbin kırıldıysa ağlarsın.. Eğer mutluysan gülersin, senin gibi kendini tutmazsın.. Gerçekten bu şekilde mi ölmek istiyorsun?" 



"Hayır! Mutlu bir hayat yaşamak istiyorum.. Yarın onunla evlenen kişi olmak istiyorum.. Fakat bu sadece bir rüya.. Hüzünlü bir rüya.. Hayal kurmayı bıraktım.. "


“Kendimle bir anlaşma yaptım.. Eğer arkasını dönerse ona her şeyi anlatacaktım.. Ona sarılacak ve herşeye son verecektim.. Ama K, arkasına bile bakmadı..”  


“ABC vitaminlerinin gerçekte ne olduğunu öğrendiğimde tüm dünyam zifiri karanlık olduğunda ben K’den önce öldüm..” 

Filmi özetleyen video (Türkçe Altyazılı):



War Horse / Savaş Atı (2011)



Beyaz perdede izlemeyi çok isteyip bir türlü gidemediğim ve vizyondan düştükten haftalar sonra ancak dün izleyebildiğim harika yapımlardan biridir Savaş Atı. 


 Filmler hakkında çok fazla yorum yapamam. Bu film için de öyle olacak ama aşırı duygu yüklüydü. Bazı sahnelerinde ağladım bile... 

Filmin baş kahramanı Joey isimli harika bir at. Film bu güzel atın doğumuyla başlıyor. Doğumuna tanıklık eden genç Albert'ın babasının bir açık artırmada bütün parasını bu asi ata yatırıp eve gelmesi ve Albert'ın atı eğiteceğine söz vermesiyle birlikte olaylar gelişmeye başlıyor. 


Atla arasında duygusal bir bağ kuran Albert'ın dostluk hikayesi 1. Dünya Savaşı'nda Joey'in savaş atı olarak satılmasıyla heyecan kazanıyor. Ve bu muhteşem atın gittiği her yerde insanların ve hatta başka bir atın hayatını nasıl değiştirdiği anlatılıyor. 


Ben filmden gerçekten çok etkilendim. Bazı yerlerinde durağanlık vardı, kabul ediyorum. Joey bu durağanlığı bile görmezden gelmenizi sağlıyor. Herkese tavsiye ederim. Özellikle de atları sevenlere... 



Not: Bu filmle aynı isimde bir de kitap varmış.

Laura Schaefer - Bizim Kafenin Kızları



Öncelikle şunu söylemeliyim ki, kitap tam bir romantik komedi tadında. Okurken kendinizi film izliyormuş ya da aşina olduğumuz yabancı dizilerden birini izliyormuş gibi hissedebilirsiniz.

Laura Schaefer imzası taşıyan bu renkli kitap bir Yaprak Cafe macerası da diyebiliriz. Kitaba; inatçı ve renkli bir kişiliğe sahip ve henüz 8. sınıf öğrencisi olan Annie Green'in annanesinin işlettiği Yaprak Cafe'nin deposunda düşünmek için gizlenirken komik bir karşılaşmasıyla hızlı ve eğlenceli bir giriş yapılıyor. Annie'nin Yaprak Cafe'de çalışmaya başlamasıyla da ortam daha bir renkli hale geliyor. 


Annie'nin çay tutkusu ve Yaprak Cafe'ye olan bağlılığı taktire şayan bir şekilde dile getiriliyor. 

Değişimle birlikte anneannesinin kafesinin kapatılmak üzere olduğunu öğrenen Annie, bunu durdurmak için Çay Güzelleri ile elele veriyor ve böylece macera başlıyor.


Kitaptaki resimler ve çayla ilgili verilen bilgiler çok güzeldi. Eğer çayı sevmiyorsanız ya da az seviyorsanız; Annie Green'in bu tatlı mücadelesini okurken eminim canınız çay çekecektir. 

Çay üzerine kurulmuş, çayla birlikte küçük bir kızın umutlarını, mücadelesini ve başarı öyküsünü anlatan güzel bir kitaptı. Keyifli bir hafta sonu için ideal. :)

Keyif veren şeyler;


* Annie'nin uzun listeleri 
* Çay Güzelleri


* Çayla ilgili resimler ve bilgiler
* Annie'nin saçları ve 'romantik' hayalleri 
* Çay ve ikram tarifleri
* Annie ve Zack karşılaşmaları 

~Bugün Çay İçtiniz mi? diye sordu kaldırım bana üst üste. Evet, diye cevapladım mutlulukla. Evet, içtim.~

Barış Bıçakçı - Herkes Herkesle Dostmuş Gibi



Evet, sevgili Barış Bıçakçı'nın imzasını taşıyan bu kitabı büyük umutlarla alıp, yazarın şair kimliğini öğrendiğimde "Haaayyıırrr! Bu bir şaka olmalı! Şairden yazar mı olurmuş?" gibi bir ön yargıya kapıldığım bu kitabın ilk sayfalarında gerçekten hiçbir şey anlayamamıştım. Hatta "Herkes kendi işini yapsın. Şairler şiir yazsın, yazarlar kitap.." gibilerinden yorumlarda bile bulundum, bulunmadım değil hani... Ama çok geçmeden ön yargılarımı bir bir atarak yazarın/şairin aslında ne demeye çalıştığını anlamaya başladım. Ve bu kitap sayesinde yaşadığımız şu hayatı uzaktan izleyebildim.

Peki ne anlatıyor bu kitap? Hemen söyleyeyim: şu an ne yapıyorsak işte tam olarak onu anlatıyor. :) 
Benim şu anda bu yazıyı yazıyor oluşumu ve sizlerin daha sonra bunu okuyor oluşunuzu anlatıyor/anlatacak.

Çizgi çektiklerim:

- Dostoyevski vahşi batıda yaşasaydı, çok şey bildiği için onu hemen temizlerlerdi.
- Yere çakılana kadar kanatlarımın olduğuna inanacağım.
- Tıpkı atomlar gibi sözcüklerin de içi boş. Bu yüzden hafifler ve hızlı hareket ediyorlar. Çabucak yayılıyorlar.
- Hayat ne tuhaf! Bazı çatlakların içine insan davranışları sızıyor ve orada birikiyor. Sonra da kötü kokular yükseliyor hayatın çatlak yerlerinden, zayıf yerlerinden.
- Demek o bile güzelliğin peşindeydi doğup batarken güneş, aynı gökyüzünü kat ederken sanki yarın bugünden iyi olacakmış gibi.
- Hayat hızla boşaltıyordu içini, ruhunun bedeninde gizlediği her yeri.
- Tavandan sarkan büyük saatlerden birine baktı: Güzel görünüyordu. Yuvarlak, sade, zamanı bütün bir şey olarak, mesela bozuk para gibi gösteren, avucumuzda. Avucumuzda tutarız onu ve sonra da avucumuzu yalarız.
- Keşke hayat basit bir toplama işlemi olsaydı, artılar, eksiler. Bunun gibi bir şey.
- Köylüler doğar yaşar ve ölür, şehirliler ise doğuyorlar, yaşıyorlar ve ölümden korkuyorlar.


Kitabın en etkileyici sahnesi: 3 kadın yürürken arkadan biri bağırmaya başlar;

"Ne kadar kolay boyun eğdiniz kocalarınıza kadınlar! Ne kadar kolay oldu bu! Şimdi ruhunuz bir kazayla sakatlanmış, tökezleyivermiş genç kız ayaklarınız, ne kadar kolay oldu kadınlar! Ne kadar kolay oldu önde kocalarınız ve çocuklarınız, onların girdiği ola girmek, gittikleri yöne gitmek. Kim hatırlar sizi, kim dönüp bakar arkasına?"

Kadınları takip etmeye devam eder;

"Siz de mutsuzsunuz, çocuklarınız da. Kucağınızda tutarken çocuklarınızı, kucağınızda tutuyordunuz bütün belirsiz umutlarınızı. Daha büyük bir mutfak? Yeni bir çamaşır makinesi? Çocuğunuz için iyi bir meslek? Bir kaç torun? Yoksa bir yazlık mı? Herkes ister bunları; ister, isteyecek bir şey olmazsa mutsuz olan herkes."

Kadınlar sinemaya girer; 

"Sinemaya giriyorsunuz. Sonra başkalarına anlatacaksınız: Aynı kadını seven iki erkek var, kadın önce biriyle, sonra ötekiyle birlikte oluyor, ama adamlar yine de dost kalıyor, filmin sonunda kadın arabayı bilerek köprüden aşağı sürüyor, ikinci birlikte olduğu adamla ikisi ölüyor. Anlatacaksınız, bir kere bile filmlerdeki gibi sevilmeden."

Kadınlar bilet alır;

"Kocalarınız! Kocalarınızı ne çok kızdırdınız! İstekleri yerine getirilmeyince, aradıklarını bulamayınca, bu bir tırnak makası, başka bir kadın ya da ölümsüzlük olabilir, kızıyorlardı size. Bütün suç sizindi. Ölümlü hatta ölüydünüz çünkü siz."

Kadınlar film saatine kadar dolaşmak için caddeye çıkar;

"Önceleri bulaşık yıkarken, köfte yoğururken, balık ayıklarken çıkarıyordunuz yüzüklerinizi. Sonra vazgeçtiniz. Bir sürü pislik birikti orada, parmağınızla yüzüğünüz arasında. Buna ne diyeceksiniz? Sadece unutkanlık mı? Yoksa öç mü alıyorsunuz siz de kocalarınızdan?"


Ve kitaba son noktayı koyarken:

"Kimi zaman öyle geliyor ki, hayatım boyunca katı hale geçemedim ben, durmadan masaların, koltukların, sehpaların altına ve yetişkinlerin ayaklarının dibine çöken, bereket versin havadan ağır bir gaz olarak yaşadım bunca yılı. Yirmi altı yıl boyunca tek bir şeyi istedim, tek bir şeyin peşinden koştum, koş dedim ruhuma, koş alçak, koş pislik, o da koştu."

Emine Uçak Erdoğan - Keje / Bir Gecede Büyümek



Keje / Bir Gecede Büyümek

Büyümek de hem de nasıl büyümek... 

Bu yıla hüzünlü kitaplarla girmiş olmanın verdiği o büyük hüzünle bir kaç kelam edeyim kitapla ilgili...

Naze, Ahmet, Neriman, Hamza, Hasan, Nuri, Güle, Hayrettin, Dilşa, Xazal (Hazal), Delal... Hepsi sadece birer çocuktu. Bütün çocuklar kadar mutlu, bütün çocuklar kadar tasasız.... Köyün bütün bağı bahçesi meyvesi onlarındı. Ama o geceye kadar...

Her şeyden habersiz aynı akşamı yaşıyorlardı. Sonra aniden silahlar patlamaya başladı. Her yer cennetti ama bir gecede cehenneme dönüvermişti. 

Önce özgürlüklerini yitirdiler, sonra gülümseyen yüzlerini... Ardından da evlerinin nasıl cehenneme dönüştüğüne şahit oldular.

Çocuk olduklarından kimse onlara bir şey anlatmıyordu ama onlar duyuyordu. Büyükler onlardan "dışardakiler" diye bahsediyordu. Peki kimdi bu dışardekiler?

Terör eylemlerinin yaşandığı Güneydoğu'da çocuk olmanın ne kadar zor olduğunu, bir gecede o saf ve her şeyden habersiz çocukların nasıl büyüdüğünü anlatan sımsıcak ve bir o kadar da acı bir öykü...



Bu öykünün gerçeği yansıtması daha da etkileyici...

Kyung-sook Shin - Lütfen Anneme İyi Bak


İsim: Park So-nyo
Doğum tarihi: 24 Temmuz 1938 (69 yaşıında)
Görünüşü: Kısa boylu, kırçıl kıvır saçlı ve çıkık elmacık kemikli; kaybolduğunda üstünde mavi bir gömlek, beyaz bir ceket ve pilili bej bir etek vardı.
Son görüldüğü yer: Seoul metro istasyonu




"Yetişkin çocuklarını ziyaret etmek üzere geldiği Seoul'de kaybolan bir annenin ardından, aile üyelerinin yaşadığı pişmanlıkların ve iç hesaplaşmaların öyküsü bu." diyor kitabın arka kapağı. Ama nedense ben bu kitapta daha fazlasını buldum.

Önceden annelerinin eteğinden ayrılmayan 4 evlat yaşları ilerledikçe ve okumak için gittikleri şehrin havasına fazla kapılınca değerlerini de yitirmeye başlıyorlar. Bazen konuştukları kişinin anneleri olduğunu bile unutuyorlar. 
Sonra, bir gün, anne ve babası çocuklarını ziyaret etmek için Seoul'e geldiklerinde, anneleri bir anda ortadan kayboluyor. Ve işte o zaman arayışla birlikte büyük de bir iç hesaplaşma başlıyor...

Öyle hazin bir öykü ki... Eşi karısının kaybolduğunu ancak bindiği trende 1 istasyon sonra fark edebiliyor. Seoul istasyonuna geri dönüyor ama eşini orada bulamıyor. 

"Sırf aynı trene binmediği için nasıl kaybolabilir? İstasyonun dört bir yanında tabelalar var. Hem annen telefon açmasını da biliyor. Bizi bir telefon kulübesinden arayabilirdi."

İşte tam bu sırada annelerinin aslında okuma yazma bilmediğini hatırlıyorlar. 

Bir anne ile kızı ya birbirlerini çok iyi tanır ya da birbirine yabancıdır.

Hiç şüphesiz kitabın her bölümünde ağladığım kısımlar olmuştu. Hele ki kızını sahip olduğu tek mücevher olan yüzüğünü satarak okuttuğunda...

"Çocuklarımızı okula gönderemeyeceksek, eşya sahibi olmanın manası ne? Bunların hepsini kırabilirim!"

Eşinin durumu daha da içler acısı... Bütün hayatını evden uzakta geçirmiş. Kafasına esmiş çekip gitmiş. Hatta bir keresinde eve başka kadın bile getirmiş. Asla umursamamış eşini... Kadın yerine bile koymamış. Hep önden yürümüş. Karısı hep peşinden koşar adım yetişmeye çalışan olmuş. Yine önden yürüdüğü o gün de eşi kaybolunca yaşadığı pişmanlık ölçülemez... 

"Lütfen benden uzun yaşama... Kefenini yaptırdım. Gardırobun üstündeki şu yin-yang kutusunun içinde. Benimki de orada. Eğer senden önce ölecek olursam sakın paniğe kapılma. Önce kutuyu aşağı indir. Eh, biraz savurganlık yaptığımı itiraf edeyim. Kefenleri en kaliteli kendir lifinden yaptırdım. Kenevirlei kendilerinin ekip dokuduğunu söylediler. Gördüğün zaman hayret edeceksin. Gerçekten çok güzeller...
Benden önce ölmelisin. Böylesi çok daha iyi... Sen ölürsen ben bir şekilde başımın çaresine bakarım ama önce ben ölürsem sen ne yaparsın? Neyi yapacağını bilemezsin ki. Hayatın boyunca sana birileri bakmış. Olacakları şimdiden biliyorum. Yaşlı bir kadın kendine bakabilir ama yaşlı bir adam tek başına kaldığında acınacak hale gelir. Uzun yaşamak istiyorsan da benden uzun yaşama. Sana güzel bir cenaze töreni düzenleyip arkandan gelirim. Gerçekten."

20 yaşında tanıştıklarından beri eşi ona sürekli yavaş yürümesini söylerdi. Tüm hayatı boyunca karısı sadece bunu istemişti adam asla yavaş yürümemişti. Eğer o gün yavaş yürüseydi bunlar olmayacaktı. Ne zaman bunu düşünse zavallı adam pişmanlık denizinde boğuluyor. 

- Bir şeyleri söylemenin doğru zamanı vardır... Hayatımı annenle konuşmadan geçirdim. Ya da bunu yapmaya fırsat bulamadım. Belki de söylediklerimi biliyordur diye düşündüm. Şimdiyse aklımdan geçen her şeyi anlatabilir mişim gibi geliyor ama bu kez de beni dinleyecek kimse yok. Çi-hon?
- Evet?
- Lütfen... Lütfen annene iyi bak.

Annenizin kaybolduğunu hiç düşündünüz mü? Anneniz bir anda ortadan kaybolsa ne yapardınız? Ne hissederdiniz?

Bu kitabı okurken bunu defalarca düşündüm. Ama aklım bir yerden sonra devam edemedi. Annemin kayboluşunu öğrendiğim ana... O anda aklımı yitirmiştim.

Kiliseye annesi için yalvarmaya ve merhamet dilemeye gidiyor ama kucağında acı içinde yatan Adem oğlunu gördüğünde bunu yapamıyor. Kiliseden çıktığı anda orada söyleyemedikleri dökülüveriyor.

"Lütfen... Lütfen anneme iyi bak."


19 Temmuz 2013 Cuma

Ne İzlemişim?

-0

8 Saniye
47 Ronnin
14 Blades / 14 Kılıç
500 Days of Summer / Aşkın 500 Günü
3 Idiots

-A

Aşk Sana Benzer
Ali Baba ve 7 Cüceler
Avatar
Autumn in New York / New York'ta Sonbahar
Age of Adaline / Ölümsüz Aşk
About Time / Zamanda Aşk
Alvin and The Chipmunks: The Road Chip / Alvin ve Sincaplar: Yol Macerası
A Christmas Carol / Bir Noel Şarkısı
Alice in Wonderland / Alis Harikalar Diyarında
Alice Through the Looking Glass / Alis Aynanın İçinden
Another Miss Oh (Dizi)
A Cinderella Story / Bir Külkedisi Masalı
Assalamualeikum Beijing

-B

Barfi
Bana Masal Anlatma
Bir Varmış Bir Yokmuş
Bi' Küçük Eylül Meselesi
Boys Over Flowers (Dizi)
Big Fish / Büyük Balık
Beetle Juice / Beter Böcek
Benim Dünyam
Big Eyes / Büyük Gözler
Bajrangi Bhaijaan
Beautiful Gong Shim (Dizi)
Bizim Hikaye

-C/Ç

Children of Heaven / Cennetin Çocukları
Camp X-Ray
Cunning Single Lady (Dizi)
Cheese in the Trap (Dizi)
Cyrano De Bergerac
Corpse Bride / Ölü Gelin
Carol
Captain Fantastic
Çarşı Pazar
Cinderella and Four Knights (Dizi)
Closer
Colonia
Cyrano de Bergerac (Tiyatro)

-D

Deliha
Düğün Dernek
Düğün Dernek: Sünnet
Death Note: L Change the World
Dracula: Untold / Drakula: Başlangıç
Dumb and Dumber To / Salak ile Avanak Geri Dönüyor
Deadpool
Dream High 1-2 (Dizi)
Dong Yi (Dizi)
Dead Poets Society / Ölü Ozanlar Derneği
Doctors (Dizi)

-E

Eternal Sunshine of the Spotless Mind / Sil Baştan
Endless Love / Sonsuz Aşk
Edward Sicissorhands / Makas Eller
Eşkıya

-F

Fast and Furious 7 / Hızlı ve Öfkeli 7
Frankenweenie
Faana
Fight Club / Dövüş Kulübü
Fantastic Four / Fantastik Dörtlü 
Frozen / Karlar Ülkesi
Full House Take 2 (Dizi)
Freedom Writers / Özgürlük Yazarları
Fifty Shades of Grey / Grinin Elli Tonu
Fifty Shades Darker / Karanlığın Elli Tonu

-G

Gravity / Yerçekimi
Goong (Dizi)
Grave of the Firelies / Ateşböceklerinin Mezarı
Ghajıni
Gönül Yarası
Goblin (Dizi)

-H


Hyeongsa - Duelist / Kanlı Hançer
Harry Potter Series
Heartstrings (Dizi)
House of Wax / Mumya Evi
Hotel Transylvania 1-2
Hükümet Kadın 1-2
Hwarang (Dizi)

-I/İ

Insurgent / Kuralsız
Inception / Başlangıç
If I Stay / Eğer Yaşarsam
Into The Wild / Özgürlük Yolu
Ip Man 3
Inside Out / Ters Yüz
I'm Sorry I Love You (Dizi)
I Hear Your Voice (Dizi)
Ice Age 1 / Buz Devri
Ice Age: The Meltdown / Buz Devri: Erime Başlıyor
Ice Age: Down of The Dinosaurs / Buz Devri: Dinazorların Şafağı
Ice Age: Continental Drift / Buz Devri: Kıtalar Ayrılıyor

-J

Jian Yu / Katiller Devri

-K

Kara Bela
Kocan Kadar Konuş
Kill Me Heal Me (Dizi)
Kaza Tachinu / Rüzgar Yükseliyor
Kaçma Birader
Kaplumbağalar da Uçar 

-L

La Belle La Bete / Güzel ve Çirkin
Leon / Aşkın Gücü
Les Miserables / Sefiller
L'arnacoeur / Gönül Avcısı
Leap Year / Aşka Yolculuk
Love & Other Drugs / Aşk Sarhoşu
London Has Fallen / Kod Adı: Londra
Lemony Snicket's A Series / Talihsiz Serüvenler Dizisi
Love, Rosie
La La Land / Aşıklar Şehri

-M

Mad Max: Fury Road
My Name is Khan / Benim Adım Khan
Mucize
Master's Sun (Dizi)
Matrix Series 
Maleficent / Malefiz
Meu Pe De Laranja Lima / Şeker Portakalı
Midnight in Paris / Paris'te Geceyarısı
My Big Fat Greek Wedding / Kalbinin Sesini Dinle
Madam Bovary
My Princess (Dizi)
Mary and Max
Moorim School (Dizi)
Madame Antoine (Dizi)
Magi
Me Before You / Senden Önce Ben
Miss Peregrine's Home for Peculiar Children / Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları
Moonlight Drawn by Clouds (Dizi)
Moon Lovers (Dizi)
Mirror of the Witch (Dizi)

-N

Now You See Me 1 / Sihirbazlar Çetesi 2
Nadide Hayat
Now You See Me 2 / Sihirbazlar Çetesi 2

-O/Ö

Outcast / Sürgün
Okuribito - Departures / Son Veda
Oh My Venus (Dizi)
Ocean's Eleven

-P

Penguins of Madagascar / Madagaskar Penguenleri
Pride and Prejude +Zombies
Princess Mononoke / Prenses Mononoke
Pay It Forward / İyilik Yap İyilik Bul
Page Turner (Dizi)
PK
Passengers / Uzay Yolcuları

-Q

Queen Seon Deok (Dizi)

-R 

Rurouni Kenshin 
Remember Me / Beni Unutma
Rubinrot / Yakut Kırmızı
Room / Gizli Dünya
Raise Your Voice / Sesini Duyur
Red 1
Red 2
Reis Bey
Rab Ne Bana Di Jodi / Sende Rabbimi Gördüm
Reis Bey (Tiyatro)

-S/Ş

Still Alice / Unutma Beni
Sen Aydınlatırsın Geceyi
Sevimli Tehlikeli
Spy / Ajan
Southpaw / Son Şans
She Was Pretty (Dizi)
Secret  / Sır (2007 Tayvan)
Sweet November / Kasımda Aşk Başkadır
Secret Love (Dizi)
Secret Love: Have You Ever Had Coffee With an Angel (Dizi)
Secret Love: The Thirteenth Buchet List (Dizi)
Secret Love: Missing You (Dizi)
Sweeney Todd: The Demon Berber of Fleet Street / Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi
Snow White and The Huntsman / Pamuk Prenses ve Avcı 
Splash Splash Love (Dizi)
Sungkyungwan Scandal (Dizi)
Strange Magic / Tuhaf Bir Sihir
Silent Hill / Sessiz Tepe
Somuncu Baba: Aşkın Sırrı
Six Flying Dragons (Dizi)
Suicide Squad / Gerçek Kötüler
Strong Woman Do Bong Soon (Dizi)

-T

Twilight Series 
Tala va Mes / Altın ve Bakır
Tonari no Totoro / Komşum Totoro
Taare Zameen Par / Yerdeki Yıldızlar
The Color of Paradise / Cennetin Rengi
The Theory of Everything / Her Şeyin Teorisi
The Longest Ride / Seninle Bir Ömür
The Maze Runner / Labirent: Ölümcül Kaçış
The Maze Runner / Labirent: Alev Deneyleri
The Fault in From Stars / Aynı Yıldızın Altında
The Best Of Me / Unutulmaz Aşk
The Hundred-Food Journey / Aşk Tarifi
The Divergent / Uyumsuz 
The Divergent Series: Giver / Uyumsuz Serisi: Seçilmiş
The Divergent Series: Allegiant / Uyumsuz Serisi: Yandaş
The Mortal Instruments: City of Bones / Ölümcül Oyuncalar: Kemikler Şehri
The Perks of Being a Wallflower / Saksı Olmanın Faydaları
The Conjuring / Korku Seansı
The Girl With The Dragon Tattoo / Ejderha Dövmeli Kız
The Man From U.N.C.L.E. / Kod Adı: U.N.C.L.E.
The Danish Girl / Danimarkalı Kız
The Dreamers / Düşler, Tutkular ve Suçlar
The Beach / Kumsal
The Host / Göçebe
The Others / Diğerleri
Tinker Bell and Legend of the NeverBeast / Tinker Bell ve Canavar Efsanesi
The Silence of the Lambs / Kuzuların Sessizliği
The Huntsman: Winter's War / Avcı: Kış Savaşı
The Breakfast Club / Kahvaltı Kulübü
The Wolverine (2013)
The Curious Case of Benjamin Button
The Boy / Lanetli Çocuk
The Nightmare Before Christmas / Noel Gecesi Kabusu
Tabula Rosa
The Liar and His Lover

-U/Ü

Uzaklarda Arama

-V/W

V For Vendetta
Vampire Academy / Vampir Akademisi
Who Am I / Ben Kimim?
Winter's Tale / Kış Masalı
When Marnie Was There / Marnie Oradayken
Wall-e
With Honors / İnsanlık Yolu
W - Two Worlds (Dizi)
Weightlifting Fairy Kim Bok Joo (Dizi)

-X

X-Men: Wolverine
X-Men 1 (2000)
X-Men 2 (2003)
X-Men The Last Stand
X-Men First Class (2011)
X-Men Days of Future Past (2014)
X-Men: Apocalypse 

-Y

Yok Artık
You Came From Stars (Dizi)
You Are Beautiful (Dizi)
Yi-San (Dizi)
Yol

-Z

Zaman Makinesi 1973
Zootopia / Hayvanlar Şehri


Taare Zameen Par - Maa



- Bio -

24 Ağustos 1988 İstanbul doğumluyum.
Maltepe Üniversitesi / Muhasebe, Açık Öğretim Fakültesi / İktisat mezunuyum. 
Şu an bir mali müşavirlik bürosunda mali müşavir stajyeriyim.
Başak burcuyum.
Fotografik yani görsel hafıza sahibiyim.
Uyumanın zaman kaybı olduğunu düşünür ve her seferinde fazla uyuduğum için pişman olurum.
Sulu gözlüyüm. Çizgi film izlerken bile ağlarım ve en çok sinirlendiğimde ağlarım. 
Gülmeyi severim.
Melankolik ve hayalperest biriyim.
Sonunda -izm olan şeylerle ilgilenmem. 
Matematikten nefret ederim ama istatistikten zevk alırım.
Bir ara felsefeye ilgi duymuştum.
Müzik candır.
Kulaklığı kulağıma takıp müziği açtığımda hayalimde kendi klibimi çekerim.
Yeşilçam filmleri izlemekten ve müziklerini dinlemekten keyif alırım.
Müzik, dans ve çocuk temalı filmler favorimdir.
Animasyon filmleri severim.
Her zaman olmasa da arada resim çizerim.
Sadece sevdiğim insanların yanında gerçekten gülerim. (diğerleri formaliteden)
Hayal kurmayı ve hikaye yazmayı severim.
Gece kitap okumayı severim.
Sadece geceleri ders çalışabilirim. 
Dikkatim çabuk dağılır.
Sonbahar mevsimini ve yağmuru severim.
Alışveriş yapmayı sadece sevdiğim insanlara hediye alırken severim. 
Kendime bir şey alırken çok gezmem, ilk beğendiğimi alır çıkarım.
Yürümeyi severim.
Yolculuk yapmayı severim. 
Özel arabada arka koltukta oturmayı daha çok severim.
Denizden korkarım.
Orman manzaralı evi deniz manzaralı eve tercih ederim.
Çabuk unuturum bu yüzden ajanda tutarım.
Hafızamda tutabildiğim en iyi şey doğum günleridir. 
Muhasebeci olmasaydım, çizgi film ya da sinema senaristi olabilirdim.
En sevdiğim renk kıyafette mavi / yeşil, aksesuarda kırmızıdır.
Futbolla eskiden ilgileniyordum ama artık pek ilgilenmiyorum. 
Fenerbahçeliyim.
Ortaokulda hentbol takımında kaleciydim. 
Her şeyi kafaya takarım. 
Bütün sıkıntı stres üzüntü kötü ne varsa midemde yaşarım.
Yalnızlığı severim. (İstisnalar hariç)
Sürpriz yapmayı severim. 
Sigaradan da kokusundan da nefret ederim. 
Sigaranın kimseye yakışmadığı, özellikle de bayanların eline yakışmadığı düşüncesindeyim.
Söyleyeceğim bir şey varsa, genelde içimde tutmam. 
Kul hakkına girmekten korkarım.
Kalp kırmaktan korkarım. 
Sevmeyi severim. 
Affederim.
Kırılırsam geri dönüşü yoktur.
Birinden soğuduysam asla ısınamam. 
Dua etmeyi çok severim.
En büyük hayalim çocuklara özel, içinde kek ve kurabiye kokan kütüphane açmak. 
Ve bir de kendi biyografı kitabımı yazmak..
Son olarak, ... (3 nokta) yerine .. (2 nokta) kullanmayı tercih ederim. 
:)


Ne Okumuşum?

-A


Asude - Pabucumun Ajanı 1
Asude - Pabucumun Ajanı 2
A.Ali Ural - Satranç Oynayan Derviş
Alex Haley - Malcolm X
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Amber L. Johnson - Yağmurla Gelen Mutluluk
Ahmed Arif - Leylim Leylim
Asude - Gül ve Avcı
Aslı Erdoğan - Kabuk Adam
Ayfer Tunç - Aziz Bey Hadisesi
Ayfer Tunç - Suzan Defter
Ayfer Tunç - Ömür Diyorlar Buna 
Ahmed Günbay Yıldız - Sahibini Arayan Mektuplar
Albert Camus - Yabancı
Ali Ural - Posta Kutusundaki Mızıka
Andre Maurous - İklimler
Adam Fawer - Olasılıksız
Antonie De Saint-Exupery - Küçük Prens
Ayşe Kulin - Bir Gün
Anna Campbell - Mahrem

-B


Barış Bıçakçı - Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Birhan Keskin - Yol
Birhan Keskin - Kim Bağışlayacak Beni
Birhan Keskin - Soğuk Kazı 
Barış Bıçakçı - Aramızdaki En Kısa Mesafe
Barış Bıçakçı - Baharda Yine Geliriz
Barış Bıçakçı - Herkes Herkesle Dostmuş Gibi
Becca Fitzpatrick - Tehlikeli Oyunlar
Becca Fitzpatrick / Fısıltı
Becca Fitzpatrick / Çığlık
Becca Fitzpatrick - Sessizlik
Becca Fitzpatrick - Final
Buket Uzuner - Şehir Romantiğinin Günlüğü
Buket Uzuner - UDKM / SU
Buket Uzuner - UDKM / Toprak

-C/Ç



Cahit Zarifoğlu - İşaret Çocukları
Cahit Zarifoğlu - Bir Değirmendir Bu Dünya
Cahit Zarifoğlu - Yedi Güzel Adam
Cahit Zarifoğlu - Yaşamak
Can Gürses - En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın
Chuck Palahniuk - Dövüş Kulübü
Colleen Hoover - Umutsuz
Colleen Hoveer - Yeni Bir Umut
Carly Phillips / Gönül Kaçanı Kovalar
Christy Brown / Sol Ayağım
Chris Cleave / Küçük Arı
Cecelia Ahern / Not: Seni Seviyorum

-D


Didem Madak - Grapon Kağıtları (Şiir)
Didem Madak - Pulbiber Mahallesi (Şiir)
Didem Madak - Ah'lar Ağacı (Şiir)
Death Note 1 (Manga)
Death Note 2 (Manga)
Death Note 3 (Manga)
Death Note 4 (Manga)
Death Note 5 (Manga)
Dostoyevski - Yeraltından Notlar
Dostoyevski - Beyaz Geceler
David Ellis - Boş Yatak

-E


Eleanor Coerr - Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
E.L. James - Grinin Elli Tonu
E.L. James - Karanlığın Elli Tonu
E.L. James - Özgürlüğün Elli Tonu
E.L James - Grey
Ece Temelkuran - Bütün Kadınların Kafası Karışık
Ece Temelkuran - İç Kitabı
Ece Temelkuran - Kıyı Kitabı
E.V.Mitchell - Cennetin Rengi
Emine Şenlikoğlu - İdamlık Genç
Elena Ferrante - Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım
Elena Ferrante - Yeni Soyadının Hikayesi
Elena Ferrante - Terk Edenler ve Kalanlar
Elena Ferrante - Kayıp Kızın Hikayesi
Edgar Allan Poe - Morgue Sokağı Cinayetleri
Emrah Serbes - Erken Kaybedenler
Emrah Serbes - Hikayem Paramparça
Emrah Serbes - Her Temas İz Bırakır / Behzat Ç.
Elliot Engel - Oscar Nasıl Wilde Oldu?
Ercan Kesal - Peri Gazozu
Enis Batur - Kitap Evi
Emily Bronte - Uğultulu Tepeler
Emine Uçak Erdoğan - Keje, Bir Gecede Büyümek

-F


Füruzan - Parasız Yatılı
Feriduddin Attar - Mantıkut Tayr Kuşların Diliyle
Franz Kafka - Amerika
Franz Kafka - Dönüşüm
Franz Kafka - Babaya Mektup
Franz Kafka - Milena'ya Mektuplar

-G

Gabriel Garcia Marquez - On İki Gezici Öykü
Gilly Macmillan - Dokuz Gün
Gürgen Öz - Karanlık Köy
Georges Perec - Kayboluş
Gülten Dayıoğlu - Yeşil Kiraz

-H


Hasan Ali Toptaş - Yalnızlıklar
Haruki Murakami - Koşmasaydım Yazamazdım
Haruki Murakami - 1Q84
Haydar Ergülen - Keder Gibi Ödünç
Halide Edib Adıvar - Kalp Ağrısı
Hakim Türkmen - Beyinsiz Adam Yazıklar Olsun
Hekimoğlu İsmail - Bir Deliyle Evlendim
Hekimoğlu İsmail - Sibel
Hande Altaylı - Delice

-I/İ


İskender Pala - Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
İskender Pala - Bülbülün Kırk Şarkısı
İskender Pala - Leyla ile Mecnun
İclal Aydın - Bir Cihan Kafes
İlhami Algör - Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

-J


Jose Mauro de Vasconcelos / Şeker Portakalı
Jane Austen / Aşk ve Gurur
Johann Wolfgang Von Goet / Genç Werther'in Acıları
Julia Gregson / Güneşin Doğusu
Julie Garwood / Sen de Yanarsın
Judith Mcnaught / Sen Gelmeden Önce
Judith Mcnaught / İçinde Aşk Saklı
Judith Mcnaught / Mutluluk
Judith Mcnaught / Sonsuza Kadar
Judith Mcnaught / Aldığım Her Nefeste
Julia Quinn / Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü
Julia Quinn / Yüreğe Söz Geçmiyor
Julia Quinn / Bana Sevdiğini Söyle
Jojo Moyes - Senden Önce Ben
Jojo Moyes - Senden Sonra Ben
Jojo Moyes - Sevgilimden Son Mektup
Jan-Philipp Sendker - Kalp Yalnızca İçeriden Açılan Bir Kapıdır
Jack London - Martin Eden

-K


Katrine Kittle - Yabancı Evin Tanıdık Odaları
Kyung-Sook Shin / Lütfen Anneme İyi Bak
Kadir Aydemir / Sonsuz Unutuş
Khaled Hosseini / Bin Muhteşem Güneş
Kerstin Gier - Silber 1
Kerstin Gier - Silber 2
Kerstin Gier - Silber 3
Kerstin Gier - Yakut Kırmızı
Kerstin Gier - Saifr Mavi
Kerstin Gier - Zümrüt Yeşil

-L

Lewis Carroll - Alice'in Harikalar Diyarındaki Maceraları
Leah Thomas - Benimle Asla Tanışamayacaksın
Laura Esquivel - Acı Çikolata
Laura Schaefer / Bizim Kafenin Kızları
Lorenzo Carcaterra / Suskunlar

-M

Murat Menteş - Garanti Karantina
Murat Menteş - Ruhi Mücerret
Murat Menteş - Korkma Ben Varım
Murat Menteş - Dublörün Dilemması
Mehmet Ünver - Bir Kuzgun Yaz
Melike İnci - O Anda
Melike İnci - Aşk Sıraya Girmez
Mustafa Kutlu - Mavi Kuş
Mustafa Kutlu - Bu Böyledir
Mustafa Kutlu - Hüzün ve Tesadüf
Mustafa Kutlu - Uzun Hikaye
Mustafa Kutlu - Ya Tahammül Ya Sefer
Murathan Mungan - Bir Garip Orhan Veli
Mine Sota - Kim Güldüye Gittim, Gelicem
Megan Grosser & Kerry Cook / Her Şey Aşk İçin
Mitch Albom / Bir Gün Daha
Melisa Kesmez - Bazen Bahar
Margaret Atwood - Damızlık Kızın Öyküsü

-N

Necip Fazıl Kısakürek - Bir Adam Yaratmak
Necip Fazıl Kısakürek - Kafa Kağıdı
Necip Fazıl Kısakürek - Çile
Necip Fazıl Kısakürek - Aynadaki Yalan
Necip Fazıl Kısakürek - Reis Bey
Nazan Bekiroğlu - Cam Irmağı Taş Gemi
Nazan Bekiroğlu - Lâ: Sonsuzluk Hecesi
Nazan Bekiroğlu - Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu - Mor Mürekkep
Nazan Bekiroğlu - Mimoza Sürgünü
Nazan Bekiroğlu - Nun Masalları
Nazan Bekiroğlu - İsimle Ateş Arasında
Nazan Bekiroğlu - Yusuf ile Züleyha
Nojoud Ali - Ben Nojoud, 10 Yaşında Bir Dulum
Nüvide Gültunca Tulgar - Kendi Kutup Yıldızını Bul
N.H.Kleinbaum - Ölü Ozanlar Derneği

-O/Ö

Oruç Aruoba - Geç Gelen Ağıtlar
Oğuz Atay - Tutunamayanlar
Oruç Aruoba - Uzak
Oruç Aruoba - İle
Oruç Aruoba - Hani
Orhan Pamuk - Babamın Bavulu
Özcan Ünlü - Aşk Günlüğü

-P

Perihan Mağden / Biz Kimden Kaçıyorduk Anne?
Philippa Gregory / Boleyn Kızı
Philippe Djian - Betty Blue



-R 

Ransom Riggs - Gölge Şehir
Ransom Riggs - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları
R.J. Palacio - Mucize
Rainbow Rowell - Fangirl
Robin Sloan - 24 Saat Açık Kitapçının Sırrı
Reşat Nuri Güntekin / Çalıkuşu
Reşat Nuri Güntekin / Sönmüş Yıldızlar

-S/Ş

Stefan Zweig - Amok Koşucusu
Stefan Zweig - Satranç
Sabahattin Ali - İçimizdeki Şeytan
Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali - Kuyucaklı Yusuf
Sait Faik Abasıyanık - Mahalle Kahvesi
Stephenie Meyer - Yaşam ve Ölüm
Stephenie Meyer / Alacakaranlık
Stephenie Meyer / Yeni Ay
Stephenie Meyer / Tutulma
Stephenie Meyer Şafak Vakti
Sezai Karakoç - Mona Rosa
Sibel Eraslan - Canfeda Hz. Fatıma
Sibel Eraslan - Saklı Kitap
Sibel Eraslan - Siret-i Meryem
Sibel Eraslan - Aişe (r.a)
Sibel Eraslan - Çöl Deniz / Hz. Hatice
Selim İleri - Mel'un
Selim İleri - Uzak, Hep Uzak
Selim İleri - Her Gece Bodrum
Selim İleri - Yağmur Akşamları
Selim İleri - Cumartesi Yalnızlığı
Selim İleri - Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak
Selim İleri - Annem İçin
Sezgin Kaymaz - Kün
Sarah Jio - Mart Menekşeleri
Senai Demirci - Aşka Adanmış Öyküler
Suzanne Collins / Açlık Oyunları
Suzanne Collins - Alaycı Kuş
Suzanne Collins - Ateşi Yakalamak
Samed Behrengi - Küçük Kara Balık
Sadık Hidayet - Kör Baykuş
Sinan Sülün - Karahindiba
Suzanne Selfors - Jülyet
Sara Shepard / Sevimli Küçük Yalancılar
Sara Shepard / Kusursuz
Susanna Tamaro / Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Stephen Chbosky - Saksı Olmanın Faydaları

-T

Tezer Özlü - Çocukluğun Soğuk Geceleri
Tezer Özlü - Yeryüzüne Dayanabilmek İçin
Tezer Özlü - Eski Bahçe Eski Sevgi
Tezer Özlü - Yaşamın Ucuna Yolculuk
Tezer Özlü - Kalanlar
Tarık Tufan - Ve Sen Kuş Olur Gidersin
Tarık Tufan - Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
Tarık Akan - Anne Kafamda Bit Var
Tom Robbins - Parfümün Dansı
Tuna Kiremitçi - Sonun Geldi Sevgilim

-U/Ü



Umay Umay - Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli 

-V/W



Virginia Woolf - Kendine Ait Bir Oda
Virginia Woolf - Mrs. Dalloway
William Shakespeare - Macbeth
William Shakespeare - Othello
William Shakespeare - Yanlışlıklar Komedyası
William Shakespeare -Bir Yaz Gecesi Rüyası
William Shakespeare - Hamlet
William Shakespeare / Kral Lear
Willow Wilson / Kelebeği Kurtarmak

-Y

Yaprak Öz - Berlinli Apartmanı
Yaprak Öz - Şeytan Disko
Yaprak Öz - Tilki, Baykuş, Bakire
Yusuf Atılgan - Aylak Adam
Yaşar Kemal - Tek Kanatlı Bir Kuş
Yekta Kopan - Bir De Baktım Yoksun


-Z

Zülfü Livaneli / Serenad
Zülfü Livaneli - Son Ada
Zana Muhsen / Annemi Bir Daha Görsem