7 Aralık 2015 Pazartesi

Macbeth


"Ama tabiatına güvenim yok; fazla insan sütü emmişsin."



Shakespeare adını duyduğum anda yüreğim hop ediyor. O derece severim kendilerini. Macbeth'in filminin yapılacağını duyduğumda nasıl sevinmiştim. Maalesef tiyatrosunu izlemek bize nasip olmadı. Doğal olarak filmi çok sevindirici bir haberdi. Shakespeare'nin en iyi oyunlarından biridir Macbeth bana göre. 

Bilmeyenler için konusu: İskoçya Kralı Duncan'ın ordusunda general olan Macbeth, kazandığı savaş sonrası 3 cadı (ya da kahin) ile karşılaşır ve cadılar ona kral olacağı kehanetten bahseder. Bu kehaneti aklından çıkaramayan Macbeth, karısının da yardımıyla Kral Duncan'ı öldürüp, İskoçya kralı olur. Ama olay asıl bundan sonra kızışır. Çünkü Macbeth'in hırstan gözü döner ve artık en yakın dostlarına hatta karısına bile güvenmeyerek tamamen aklını yitirir. Ve daha fazla kan dökmeye başlar. 

Konusundan bahsederken spoiler verdiğimi düşünmeyin. Çünkü yukarıda anlattıklarım filmin özü değil. Filmin asıl mevzusu, iktidar hırsı ile dönen dolaplar, entrikalar, taht kavgaları. Yani demem o ki, aslında bir nevi politika içerikli bir film. 

Fragman:

https://youtu.be/QsKhOTd8kS0

Shakespeare'nin üstün zekası (o replikleri yazan adamı başka türlü ifade edemezdim) kendine hayran bıraktıracak cinsten.  Ama gelin görün ki, filmi izlediğim salon şaka gibiydi.. Shakespeare'nin sadece adını bilip, facebook twitter gibi sosyal ağlarda bir kaç sözünü okumuş, filmin de fragmanını izleyip "oaah oyuncular şahane, savaş filmi abi bu izlenir" diyip filme gelmiş ama umduğunu bulamamış insanlar ilk 15 dakika kendini belli etti zaten. Sıkılanlar, oflayıp puflayanlar, film başlayalı daha 15 dakika olmuşken salonu terkedenler.. Bu insanların filmden ne umduklarını çok merak ediyorum. Aksiyon filmi falan mı bekliyorlardı acaba? Orjinali zaten bir tiyatro oyunu olarak yazılmış. Heyecanlı, sürükleyici sahnelerinden çok replikleriyle ön plana çıkacak bir film olacağını az çok tahmin etmek mümkündü. 

Uzun lafın kısası, ben sevdim. Beklediğime de değdi açıkçası. 
Film Düğün Dernek 2'nin mağduru oldu gerçi. Sayılı bir kaç yerde vizyona girdi. Mesela ben filmi Marmara Forum'da izledim. 15 salon kapasitesi var sanırım Forum'un. İlk 5 salon sadece Düğün Dernek filmi için ayrılmıştı. Kalan salonlara da diğer filmleri dağıtmışlardı işte. Varın siz düşünün sinema salonlarının halini. 

Filmi izlemek isteyenler için ufak bir şey söyleyeyim: Sizin oralardaki sinemalarda yok, izleyemeyeceğim diye üzülmeyin. Dvdsinin çıkmasını bekleyin. Evde izlemek de keyif verecektir. ;) 

Ve açılışta yaptığım gibi kapanışı da Lady Macbeth'in repliğiyle yapayım:

"Kendini boşuna harcamış olur insan,
Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi,
Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa."

Kalın sağlıcakla. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder