7 Ocak 2016 Perşembe

Mine Sota - Kim Güldüye Gittim, Gelicem

"İyilik okyanus gibidir. Milyarlarca kova su alınsa bile azalmaz. İçine pislik atılsa bile yaratılışı gereği kendine ait olmayan hiçbir şeyi içinde tutmaz. Hepsini kıyıya atar.
İyiler kaybetmeye mahkum değildir. Kötüler kazandığını sanmaya mahkumdur! Bırakalım benciller rahat ettiğini, mutlu olduğunu sansınlar. Duygusallığın zayıflık olduğunu düşünsünler. Mahşerde adları anıldığında, iyiler hep lafın üstüne gelecek!" sf.16


"Sanmak! nedir bilir misin dostum? Hemen diyeyim:
Canımız pasta yemek istiyor fakat elimizde sadece ayva var. İşte o ayvayı pasta niyetine yediğimizde, elimizde kalan öşeleğine sanmak diyoruz.
Sanmak, hayal kırıklıklarının anasıdır. Ortalıkta ne kadar hayal varsa kırıp geçirir. Olmasını istediğimiz şeylerle olanlar birbirine isabet etmediğinde, ortaya çıkan moral bozukluklarının sebebi hep sanmaktır. Kendimizi mutlu etmek adına yaptığımız bu şey, aslında bizi bedbaht eden 'batsın bu dünya' dedirten şeyin ta kendisidir." sf.17

*
Uzun zaman sonra bir kitabı nefret ederek okudum.
Aslında ben Mine Sota diye bir yazar olduğundan habersizdim. Taki, bu kapağına vurulduğum kitabı görene kadar. Kendisi mizah yazarıymış. Şimdi biraz araştırınca da bir çok mizah kitabı olduğunu gördüm. İlginç, demek ki okuyanı varmış.
Sevgili Seyhan ig hesabında kitabı paylaşınca, fotoğrafa yorum bırakmıştım "çok merak ediyorum" diye. O da her zamanki Düşesliğini ortaya koyup, kitabı bana hediye etti. Kitabın çok da ahım şahım bir şey olmadığına dair uyararak tabi. :)

Ben bu kitap kadar içi fos, mizahın m'sinin bile olmadığı bir kitap okumadım. Yazar kusura bakmasın ama bulduğu bir kaç nokta ile mizah yapmaya kalkmış ve mizahın (Düşesin kibar tabiriyle) suyunu çıkarmış. Kitabın daha ilk bölümünü okurken, tamam dedim daha fazla okuyamayacağım. Her şey buraya kadarmış. O kadar kötüydü. Bir kaç bölüm daha okumak için zorladım kendimi, "pes ettim bırakıyorum" dedim. Ama işte öyle olmadı.
Kitap Kış Okuma Şenliği listemde, bu yüzden bitirmeliyim diye düşündüm ve zor zahmet kitabı okuyup bitirdim.
Sonuç, ben de bittim.
Berbattı!

Canım Seyhan, hediye ettiğin kitabı böyle kötü eleştirdiğim için alınma sakın. 
Seni bağlayan bir şey yok çünkü. Bütün suç mizah yaptığını sananlarda ve hiç araştırmadan kitaba atlayan bende.

*
"Bir erkeğin kadını dövmeye hakkının olduğunu düşünmesi için kafasının içinde beyin yerine saman dolu olması lazımdır. İşte bu sebepten, aile içi şiddetin ruha ve bedene verdiği zararlar ne kadar büyükse bu dayakçı kişilerin verdikleri tahribat için öne sürdükleri gerekçeler de o derece keyfidir. 'Şaka mı acaba bu? Ama hiç komik değil ki!' derdirtecek cinstendir.
-Dövdüm çünkü...
Ağlayan çocuğu susturmadı.
İzinsiz halı yıkadı.
Sigara içerken kül tablasını geç getirdi.
Maç izlerken televizyonun önünden geçti.
Karpuzu yamuk kesti.
Kapıyı neden beş saniye içinde açmadı.
Soba tüttü.
Yemek sıcak geldi.
Dünya yuvarlak. 
Su ıslak.
Ateş sıcak.
Nefes aldı.
Kısacası canım 
Tüm bu eziyetlerin sebebi olmalarına rağmen vicdanları nedense tertemizdir. Çünkü onu hiç kullanmazlar! Hatta enikonu tozutup öyle ileri giderler ki dayağın mükafat yeri olan cennetten çıktığını bile zırvalarlar. 
Evlilik cüzdanını para cüzdanı sanıp içindeki diğer hayatı bozdura bozdura harcarlar. Erkek olmanın şartı olarak öğrendikleri bu tekmeli tokatlı maddeleri, kadının hayatında 'şırraaak!' diye uygulamaya koyarlar. Daha küçükken, 'Benim babam senin babanı döver.' demesi tembihlen bu Ninja Kağlumbaaası bozuntularıyla, ne yazık ki aynı oksijeni yakıp aynı gezegende yaşamaya devam etmek zorundayız.
Velhasıl erkek olmak mesele değildir. Adam olmak meseledir. Hatta adam gibi adam olmak asıl meseledir!

-Bana bak eksik etek! Ağzını topla! Çapmiym şimdi bi tane haa!
- Bekle çarparsın sen!" sf.130-131

6 yorum:

  1. Daha acimasiz bir yorum beklemistim, yine insafli davranmissin :)
    Parfumun Dansi'na bekliyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıktır, gelir okur falan, üzülmesin diye öyle yaptım. :) Parfümün Dansı'nı aldım elime, 8 Ocak itibariyle başlıyorum, sonunda. :))

      Sil
  2. olur öyle bazen. insanlarda da olmuyor mu, kapağının güzelliğine kanıp içi boş çıkınca hayal kırıklıklarımız :)
    ama yine de yazar okur, üzülür, yazıktır deme inceliğine herkes sahip olmaz. yazıyorsa bunu göze almalıdır zaten..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimi iyi niyetle dikkate alır, kimisi de düşman olur çıkar. Bir yazar da olsa herkes eleştiriye açık olamıyor maalesef. :)

      Sil
  3. bu gerçekten müthiş bir kitap herkes okusun derim

    YanıtlaSil