21 Nisan 2017 Cuma

'Dünya bir yangın yeriydi..

..ve beni kimse kurtaramazdı.'

Bir şeyler karalama merakımdan burda değilim. Çok yorgunum zaten. Sadece az önce okuduğum kitapta geçen bir şarkı sözü yüzünden buradayım. 
Şarkıyı buraya bırakmak için yani. 

https://youtu.be/KBx1Q3DEyDY

Ben de Nazan Bekiroğlu gibi 'her şeyin battığı bir günde'  Rusya'da Marinski Yoksullar Hastanesi'ne giderken bindiğim taksinin radyosunda bu şarkıya denk gelmek isterdim. Ama ben bu şarkıya gözlerim kapanırken okuduğum kitapta denk geldim. 
Sanırım siz de şu an bu yazıda denk gelmiş oluyorsunuz. 

O zaman.. 

19 Nisan 2017 Çarşamba

Şimdilik..

''Hâlâ cahilin cesaretiyle, taşıyamayacağım kadar ağır yükleri sırtlanıp bir tepenin başına tırmanıyor. Sonra kendimi bütün yükümle birlikte yokuş aşağı bırakıyorum. Kaza bela, yara bere içinde kalıyorum sonra. Neye el atsam, neye kalkışsam yüzüme gözüme bulaştırıyorum.

Öğreneceğim çok şey kaldı geriye. Sözün özü hâlâ çok eksiğim. Tanısan, bu yanımdan tanıyacaksın. Bir de, şikayet etmemeyi öğrendim.

Bir çay fincanının dibinde kalan tortu, kullanım dışı kalmış ya da kapsama alanı daralmış bir telefon numarası kadar varım ancak. Şekeri eksik bir Erzurum türküsü, ilk kar'ı eksik bir sevinç kadarım. 
Ölenler çekip giderken kalan sağlar arasındayım şimdilik.'' 

https://youtu.be/rMlYzRnzvvo

2 Nisan 2017 Pazar

Çok yorgunum..

"Hayat ne kadar da ani ve beklenmedik gelişiyor." diye düşündüm dün akşam.. Vücuduma tutuşturulan kablolarla kalbime bakarlarken. 

Uzun zamandır beklediğim Reis Bey oyunundan çıkmış, benimle birlikte gelen arkadaşıma "Bu aralar kimseyi görmek istemiyorum, seni bile." dedikten bir kaç saat sonra soluğu hastanede aldığımda, hayat gözüme öylesine anlamsız göründü ki.. 

Hâlâ öyle. Ancak işin kötü yanı, anlamsız olduğunu bile bile yaşamaya devam ediyor olmamız. Çünkü buna mecburuz. 

https://youtu.be/yUsY9YrYQM0